Ege Siyaset Gazetesi - Ege'nin Siyaset Adresi
Dr.Ayhan SEVİNÇ  
Ana Sayfam Yap Favorilere Ekle Künye    
   
Gündem Politika EGE SİYASET Ege Haberleri Dünyadan Ekonomi Eğitim Aile Sağlık Teknoloji Magazin Spor


Ahmet Kiraz, Kafeteryacı ve İzmir'in Vazgeçilmez Mekanı

MAÇLARDA ÇEMEN SATIYORDU..ŞİMDİLERDE İSE.. İZMİR’İN EN GÜZEL CAFELERİNDEN BİRİNİN SAHİBİ
03.12.2012 - 01:02
Yazı Boyutu : Yazı Küçült Yazı Büyüt

MAÇLARDA ÇEMEN SATIYORDU..ŞİMDİLERDE İSE.. İZMİR’İN EN GÜZEL CAFELERİNDEN BİRİNİN SAHİBİ

Hayatımızda tanık olduğumuz sayısız başarı öyküleri var. Bunların bazıları biliniyor, bazıları ise gölgede fark edilmeyi bekliyor desek yalan olmaz herhalde. İzmir’de 2000 yılında işletmeye başladığı Cafe Siesta’yı kısa sürece İzmir’de vazgeçilmez tutkulu bir mekan “marka” haline dönüştüren Ahmet Kiraz ve Siesta Grup’un öyküsü.

Anadolu’nun başarı klasiklerinden biri olan, 2000 yılında hizmete soktuğu bugün İzmir’in en güzel mekânlarından birisi olan “Cafe Siesta” kısa sürede özellikle Güzelyalı’da, Göztepe’de yaşayanların kısaca İzmirlilerin vazgeçilmez yerlerinden biri haline geldi.

Siesta Grup’un kurucusu Ahmet Kiraz, ticaret yapmaya okul yıllarında başlamış. Doğduğu yer olan Kayseri’nin Yahyalı ilçesi, Kirazlı Köyü’nde çocukluğunda hem pazarlarda, hem de amatör maçların yapıldığı statta çemen satarak ev ekonomisine katkı sağlamayı amaçlamış. Kiraz, 1986 yılında geldiği İstanbul’a, yıllar sonra İzmir’in en gözde mekânının temellerini atmak ve hedefine ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak, adeta tırnaklarıyla kazıyarak çalıştı. Genç yaşta olmasına rağmen olgun bir düşünceye, pratik bir zekâya sahipti. İzmir’in sayılı marka işletmelerinden olmayı başaran, Siesta Grup’un başarı öyküsü elbette tesadüf değil. İşte İzmirli bir Anne ve Kayserili bir Babanın oğlu olan Ahmet Kiraz’ın Kayseri’nin bir köyünden başlayıp İzmir’in, en gözde mekanına uzanan bir başarı öyküsü bu.

Ahmet Kiraz’ın Çocukluk Yılları

Kayseri’nin Yahyalı İlçesi, Kirazlı Köyü’nde çok çocuklu bir ailenin halı ticareti yapan merhum Salih Kiraz’ın, küçük oğlu olarak dünyaya gelen Ahmet Kiraz  çocukluk yıllarında olabildiğince çocukluğunu yaşayamasa da, o yaşlarda, insan sevgisini, vatan sevgisini, dürüstlüğü, başkalarının haklarına saygılı olmayı, sorumluluk duygusunu, çalışmayı, el emeği ve alın terinin değerini daha ilkokul çağındayken aile büyüklerinden, anne ve babasından ve hiç unutamayacağı öğretmeni tarafından anlatılmıştı.

Küçük Ahmet de bu anlatılanları aklına nakış nakış işlemişti. Ahmet Kiraz duygusal bir çocuktu, onu diğer arkadaşlarından ayıran en büyük özellik ise merhametli ve küçük yaşta olmasına rağmen paylaşmayı çok seven bir çocuk olmasıydı. Kendi ailesinin maddi durumu iyi olmamasına rağmen uzun ve soğuk geçen kış gecelerinde köyde durumları iyi olmayan arkadaşlarına yardım edebilmek için, evlerinin deposuna inip, oradan gücünün kaldırmaya yetmediği iki kova kömürü alan küçük Ahmet hiç kimseye göstermeden arkadaşlarının evinin bahçesine bırakıp kapıyı çalar ve oradan uzaklaşırdı.

Küçük Ahmet büyüdükçe babasına benzemeye başlamıştı. Köyün sevilen simalarından olan babası Salih Kiraz gibi merhametli, yardımsever, onurlu bir duruş sergiliyordu. İlkokulu bitirdikten sonra köylerinin bağlı bulunduğu Yahyalı ilçesinde ortaokula gitmeye başladı o yıllarda babası Salih Kiraz’ın işleri bozulmuştu. Bu durum genç Ahmet’i derinden etkiliyordu. Diğer ağabeyleri, Ahmet henüz çok küçükken, daha iyi bir gelecek için megakent İstanbul’a gitmişlerdi. Genç Ahmet Kiraz’ı da derinden etkileyen babasının işlerinin bozulmuş olması onu genç yaşta aile bütçesine katkı koymak adına çalışmaya yöneltmişti.

Bir yandan Maç İzliyor, Bir yandan çemen satıyordu


Genç Ahmet bir şey yapmak istiyordu babasına yardım edememek onu çok üzüyordu. Bir gün karar verdi. İlçenin meşhur çemen satıcılarından çemen alıp yevmiye ile çalışacak çemen satacaktı. Genç Ahmet satacağı çemenleri anlaştığı firmadan almıştı. Okul çıkışları ve hafta sonlarında, ilçe stadına giderek arkadaşlarıyla birlikte çemenleri satar kazandığı paraları çok sevdiği babasına verirdi. Bu durum iki ay böyle devam etti. Çok sevdiği oğlunun bozuk olan işlerinin düzelmesi için çalıştığını öğrenen Baba Salih Kiraz oğluna yaptığı davranışın çok iyi bir davranış olduğunu fakat işleri ile ilgili durumun geçici olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Genç Ahmet babasına çok düşkündü bu yüzden babasına yardım edememenin üzüntüsünü yaşıyor annesine her fırsatta İstanbul’a ağabeylerinin yanına gitmek istediğini anlatıyordu. Genç Ahmet, İstanbul’a gidecek çalışacak ve zor durumda olan babasına ve ailesine yardım edecekti bunu kafasına koymuştu. Ve bir gün pazar alışverişi için gittikleri ilçe pazarına, akşamdan hazırladığı, içinde bir battaniye iki kazak olan bohçayı da yanına alarak annesinin kısa süren pazar alışverişinden sonra annesine “Sen git ben sonra arkadan geleceğim” diyerek annesini köy minibüsüne bindirerek köye yolladı. Genç Ahmet uzunca bir süre etrafına baktı, derin bir nefes çekti, gözleri dolmuştu yaşlı gözlerle ve tarifi imkânsız duygularla. İlçe garajına giderek onu İstanbul’a götürecek olan otobüs’ün hareket saatini beklemeye başladı. Onu istanbul’a götürecek olan otobüs gelmişti, genç Ahmet otobüse binmeden önce son bir kez daha uzun uzun doğup büyüdüğü topraklara bakarak ağlamaya başladı, ardından hızla otobüse binip İstanbul doğru yola çıktı.

1999 DEPREMİ

Ülkemizi yasa boğan 1999 depreminde Ahmet Kiraz’ın sonradan ortak olduğu Avcılar’da Kurulu bulunan lunapark da sular altında kalmıştı. Bu durumda dahi “Mal canın yongasıdır” sözünün tam aksine Ahmet Kiraz depremde suların yuttuğu lunaparkının ilk şokunu atlatır atlatmaz bölgede bulunan depremde enkaz altında kalan insanlara yardım etmek için çalışmalara katıldı. 1999 depreminin birkaç ay sonrasında bölgede yaralar sarılmaya çalışılıyordu. Depremde zarar görenlere devlet tarafından para yardımı yapılıyordu. Lunaparkı sular altında kalan Ahmet Kiraz da devletten küçük bir para yardımı almıştı. Bu para ile yeni bir iş kurmak için İzmir’e gelen Kiraz, burada bulunan tanıdıklarının tavsiyesi üzerine bir cafe almaya karar verdi.

Siesta’nın doğuşu

Devletten aldığı yardımın üstüne eşten dosttan topladığı parayı da ekleyip Cafe Siestayı açtı. 2000 yılında Güzelyalı’ya yeni bir soluk kazandıran geçen her gün müşteri memnuniyetini ilke edinerek müşterilerine yenilikler sunan Siesta Cafe çok kısa sürede İzmir’in vazgeçilmez mekânları arasına girmeyi başardı. İzmirlilerin Gözde mekânlarından biri olan Cafe Siesta haftanın 7 günü yaklaşık 20 personeli ile müşterilerine kusursuz hizmet sunmaya devam ediyor.

 

     Yorumlar
Adınız Soyadınız :
Yorumunuz :
Kalan karakter sayısı : 500

Toplam 0 Yorum Yapıldı

Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
EN ÇOK OKUNANLAR
Kürdistan Yönetiminden Türkiye'ye Uyarı ve Kınama ::
Kürdistan Yönetiminden Türkiye'ye Uyarı ve Kınama

Kürdistan Bölgesi Başkanlığı, bu sabah Kandil Dağı eteklerinde 8 sivilin hayatını kaybetmesine yol açan Türk Ordusu'nun bombardımanını kınadı

Kılıçdaroğlu'ndan Bomba Gibi Koalisyon Açıklaması ::
Kılıçdaroğlu'ndan Bomba Gibi Koalisyon Açıklaması

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Başbakan Davutoğlu samimi olarak bir koalisyon kurmak istiyor. Fakat Cumhurbaşkanlığı'nda oturan kişi izin vermiyor.' dedi.

PKK'nin Cenazesini Yakmak İstediler ::
PKK'nin Cenazesini Yakmak İstediler

Adana'nın Pozantı ilçesinde emniyet müdürlüğüne düzenlenen saldırıda 2 polis memurunu vurduktan sonra ölü olarak ele geçirilen 2 PKK'linin morgdaki cesetlerini alıp yakmak isteyen kalabalık bir grup lastik yakarak karayolunu trafiğe kap

PKK Yol Kapatınca, Eziyeti Kürtler Çekti ::
PKK Yol Kapatınca, Eziyeti Kürtler Çekti

PKK'lı teröristler tarafından kazılan hendek ve devrilen direklerle kapatılan Hakkari-Çukurca Karayolu'nda araçlarından inen vatandaşlar yola yaya olarak devam ediyor.

Dr. Ayhan SEVİNÇ Ege Siyaset Gazetesindeki Son Yazısı: VEDA ::
Dr. Ayhan SEVİNÇ Ege Siyaset Gazetesindeki Son Yazısı: VEDA

Her işin bir başı bir de sonu vardır. Başlangıçlar ne kadar heyecanlı ve umut dolu ise de sonlar bir o kadar hüzünlü ve acı verici olabiliyor

HDP'liler Sırrı Süreyya Önder'in Kızının Düğününde Eğlendi ::
HDP'liler Sırrı Süreyya Önder'in Kızının Düğününde Eğlendi

Kürt gençlerini sokaklarda ölüme gönderen HDP'liler Sırrı Süreyya Önder'in kızının düğününde eğlendi.

Cezaevinde Yangın ::
Cezaevinde Yangın

Bilecik Gölpazarı'ndaki Açık Ceza ve Tevfik Evi'nde yangın çıktı. İtfaiye ekipleri yangını kontrol atına almaya çalışıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kılıçdaroğlu'na Görev Vermeyecek ::
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kılıçdaroğlu'na Görev Vermeyecek

Cumhurbaşkanlığı Sofrası'nda ağırlanan konuklar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hükümet kurma görevini CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na vermeyeceğini söyledi.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi Boğaz'da Yalı Aldı ::
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi Boğaz'da Yalı Aldı

Yoksulluktan geldiğini anlatmak için 'Bu memleketin yırtık donlu Nihat’ı artık Ekonomi Bakanı' diyen Bakan Zeybekci, Sarıyer’de 11 milyon liraya yalı aldı.

Davutoğlu İle Kılıçdaroğlu'nun Korumaları Birbirine Girdi ::
Davutoğlu İle Kılıçdaroğlu'nun Korumaları Birbirine Girdi

Astsubay Nurettin Öztürk’ün cenaze töreninden sonra Başbakanlık ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun korumaları arasında arbede yaşandı.

Onur YEŞİLÇAVDAR
'Bak yavrum öcü var'
EGE SPOR
Veysi BARAN
Yap Boz Ülkesi!
RÖPORTAJLAR
Hüsnü Aktaş
Müslüman Mahkumlar
NAMAZ VAKİTLERİ - İZMİR
HAVA DURUMU - İZMİR
IZMIR
Diğer Ege İllerini Görmek İçin Tıklayın »
EGE SİYASET facebook'ta
 
 
 
 
 
 
 
       
Copyright © FERMANOĞLU BİLİŞİM | 2010 Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz.
Destek: info@fermanoglu.net